|
İş dünyasında belirli bir dönemde geçerli olan ilke ve kuralları, tam
zamanında belirleyip hayata geçirmek sanıldığı kadar kolay değil. Çünkü
önümüze her zaman kısa yollar çıkar gibi olur. Bilimin, gerçekleri
araştırmanın ve yeni çözümler bulmanın yolu ise hep zahmetli ve
çilelidir. Çoğu kez, bu sözde kestirme yollar bizi kolayca ayartır.
Bazen yeniliklerden değişimden ürktüğümüz, bazen de aklımızı sevdiğimiz
için eski klişelere sarılırız. Ancak yanlış yaklaşım ve yöntemlerin
ürünü olan bu sözler, şirketin zor durumuna düştüğünün hatta batmakta
olduğunun işaretidir.
Eğer sizin şirketlerinizde de aşağıdaki cümleler sık sık kullanılıyorsa,
yönetim felsefesini ve ilkelerinizi arada bir gözden geçirmeniz yarar
sağlayabilir…
Ürünü bu fiyatla piyasaya sürelim. Satılmazsa fiyatı düşürürüz:
Sakın ha! Ürününüzü yüksek kar markajıyla piyasa sürdüğünüzde, pazarı
rakibinize hediye etmiş olursunuz. Sonradan indirim yapmanız da fayda
etmez.
Satışlara gaz verelim. Kar artışı ardından gelir:
Aşırı indirimle müşteriyi satın almak akşamları fazla alkol alıp
rahatlamak gibidir. Ertesi gün ise ağır bir baş ağrısından
kurtulamazsınız.
Fiyatları maliyete göre belirledik. Kazanç garanti:
Hiç de değil! Peter Drucker’in uyarısına bir kulak verin: Fiyatlama
yapılırken, maliyetleri esas alan hata yapar. Tam tersine, maliyetler,
pazarın kaldıracağı optimum fiyat düzeyine göre düzenlenmelidir.
Hedef kitle de ne ola ki? İyi mal alıcısını bulur:
Böyle düşünüyorsanız, elde kalacak stoklar için hemen bir depo
kiralayın. Günümüzde, toplumdaki her kesim ve gelir grubu için ürün
farklılaştırması yapmanız ve yelpazenizi geniş tutmanız gerekiyor.
Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım:
Bunu sizin yardımcınız hatta asistanınız bile yapar. Sizin göreviniz
büyümeyi ve gelişmeyi hedeflemek, tüm şirket imkanlarını da bu hedefe
göre örgütlemek.
Bu proje çok güzel, ama biz buna hazır değiliz:
Bu sözde hem bir itiraf havası hem de bir korku belirtisi var. Güzel
projeler ve iyi şeyleri amaçlamazsanız, şirketiniz yerinde sayar.
Bu konuyu iyice analiz etmek gerekiyor. Bir komite kuralım:
Ünlü Amerikalı guru Igor Ansoff bu bakış açısını analiz yolu ile felç
etme (paralysis by analysis) diye nitelendiriyor.
Haydi müdürler toplantıya!
Ön hazırlığın yapılmadığı ve çözüm önerilerinin gelişmiş projeler
halinde sunulmadığı toplantılar, sizin için zaman israfıdır.
Aynı gemideyiz:
Bu sözü tam yumurta kapıya geldiğinde ettiğiniz zaman kimse size
inanmaz.
Patronun bilmediği hatadan zarar gelmez:
Biriken hatalar bir gün bileşik faizi ile karşınıza geliverir. Ayrıca,
patronun bilmediğini nereden çıkardınız ki?
Bizim müdür de ne kadar titiz:
Elemanlarınız sizi titiz, hatta biraz kıl buluyorsa, maalesef suç yine
sizde. Kalite konusunda sistemi kurup, onlara gerekli eğitimi
verdiyseniz, kimse sizin çok zor beğenen bir kişi olduğunuzu düşünmezdi.
Bu müşteriler de çok oluyor yani:
Aman bu sözü kimse duymasın. Müşteriye tepeden bakmak yerine, onların
peşinden koşmayanın başarı şansı artık sıfır. Devir müşteriye odaklanma
devri… |